Reel Gayrimenkul Değerleme logosu

Gayrimenkul Değerleme

Gayrimenkul değerlemesi; taşınmazın belli bir tarihteki imar durumu, konumu, zemin ve inşaat yapısı, elde edilen gelir, ulaşım imkanı, altyapı durumu, parselin şekli (boyutu, genişliği ve eğimi gibi) ve değerini etkileyen bütün unsurların dikkate alınarak kıymetinin para cinsinden ifade edilmesi işidir. Bu süreç, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tebliğleri ve uluslararası değerleme standartları çerçevesinde yürütülür; raporun sonunda taşınmazın belirli bir tarihteki piyasa değeri bağımsız, tarafsız ve denetlenebilir biçimde ortaya konur.

Tarafımızca değerlemesi yapılan gayrimenkuller şunlardır:

  • Konut
  • Arsa, Arazi, Tarla
  • Ticari Gayrimenkuller (İş Merkezi, Otel ve Turizm Tesisi, Alışveriş Merkezleri)
  • Endüstriyel Gayrimenkuller (Fabrika, İmalathane, Atölye)
  • Tarımsal Gayrimenkuller
  • Kültür ve Eğlence Amaçlı Taşınmazlar (Tiyatro, Sinema, Spor ve Eğlence Merkezleri vb.)
  • Lojistik Kullanım Amaçlı Taşınmazlar (Akaryakıt İstasyonu, Liman, Havaalanı, Terminal, Soğuk Hava Depoları vb.)
  • Kentsel Dönüşüm Projeleri
  • Proje Değerlemesi / İnşaat Aşamasındaki Gayrimenkuller
  • Marina / Liman
  • Makine Teçhizat Değerlemesi (Üretim ve Ticari Amaçlı Her Tür Makine ve Teçhizat)

Gayrimenkul Değerleme Raporu Hangi Durumlarda Gerekir?

Gayrimenkul değerleme raporuna duyulan ihtiyaç çok farklı senaryolarda ortaya çıkar. En yaygın başvuru nedeni banka kredisi süreçleridir; konut kredisi, ticari kredi veya proje finansmanı için kredi veren kurum taşınmazın teminat değerinin belirlenmesini ister. Tapu devir işlemlerinde, özellikle yabancı uyruklu alıcıların bulunduğu satışlarda değerleme raporu zorunluluk taşır. Türk vatandaşlığı başvurusu için taşınmaz yatırımı yapılıyorsa, mevzuatla belirlenen eşik tutarın karşılandığı yine bu rapor aracılığıyla belgelenir.

Bunların dışında miras paylaşımı, mahkeme süreçleri, kamulaştırma işlemleri, SGK borç yapılandırmaları, sigorta teminatı oluşturma, vergi beyanı, şirket birleşme-devralma işlemleri ve özelleştirme süreçleri değerleme raporu gerektiren başlıca alanlardır. Kentsel dönüşüm projelerinde ise hem arsa payı tespiti hem de uzlaşma süreçlerinde rapor kritik rol oynar; bu alandaki ayrıntılar için Kentsel Dönüşüm Değerleme sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bireysel mülk sahipleri açısından bir diğer kullanım alanı, satış öncesi fiyat belirleme ve yatırım analizi aşamasıdır. Objektif bir rapor, alıcı ve satıcının pazarlık zeminini somut verilere dayandırır; böylece hem gereksiz fiyat kayıplarının hem de eksik değerlendirmelerin önüne geçilir.

Değerleme Kavramı ve Piyasa Değeri ile Farkı

Günlük kullanımda “değerleme”, “rayiç bedel”, “piyasa değeri” ve “ekspertiz” gibi kavramlar sıkça birbirinin yerine kullanılır. Ancak her birinin teknik anlamı ve hukuki sonucu birbirinden farklıdır.

Piyasa değeri, uluslararası tanımıyla, alıcı ve satıcının birbirinden bağımsız hareket ettiği, baskı altında olmadığı ve yeterli piyasa bilgisine sahip olduğu bir işlemde taşınmazın el değiştireceği tahmini tutardır. Rayiç bedel ise belediyelerin Emlak Vergisi Kanunu çerçevesinde belirli dönemlerde güncellediği vergiye esas değerdir; çoğunlukla güncel piyasa koşullarının altında kalır. Ekspertiz kavramı ise değerleme sürecinin saha ve uygulama ayağını tanımlayan genel bir sektör terimidir.

Değerleme raporunda esas alınan tutar, kural olarak piyasa değeridir. Bankaların teminat değerlemelerinde bu tutar, kredi tahsis politikalarına göre belirli oranlarda dikkate alınır. Vatandaşlık başvurularında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, raporda belirtilen piyasa değerinin mevzuatla tanımlanan eşik tutarı karşılayıp karşılamadığını inceler. Dolayısıyla raporun dayandığı veriler, yöntem seçimi ve açıklayıcı gerekçeler, sonuç kadar önemlidir.

Rapor Hazırlama Süreci: Başvurudan Teslimat Aşamasına

Değerleme süreci, talebin alınmasıyla başlar ve raporun müşteriye tesliminde sonlanır. İlk adımda taşınmazın türü, konumu ve raporun hangi amaçla kullanılacağı netleştirilir; ardından hizmet kapsamı ve ücretlendirme yazılı olarak teyit edilir.

Bu aşamadan sonra hukuki inceleme gelir. Tapu kaydı, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti belgesi, imar durum yazısı, yapı kullanma izni veya ruhsat, proje ekleri ile varsa takyidat bilgileri (ipotek, haciz, şerh, beyan) detaylı biçimde çalışılır. Belgelerin eksik olduğu durumlarda müşteriye bilgi verilir ve eksiklikler tamamlattırılır.

Saha çalışması, sürecin en belirleyici aşamalarından biridir. Değerleme uzmanı taşınmazı yerinde ziyaret eder; iç ve dış mekânların durumunu, yapı kalitesini, manzara-cephe özelliklerini, çevre kullanımını ve ulaşım-altyapı olanaklarını yerinde inceleyip fotoğraflayarak kayıt altına alır. Saha verileri, bir sonraki analiz aşamasının temelini oluşturur.

Analiz aşamasında bölgeden derlenen emsal satış ve kira verileri, yeniden inşa maliyetleri ve gerekli durumlarda gelir öngörüleri değerlendirilir. Seçilen değerleme yaklaşımı veya yaklaşımların bileşimi doğrultusunda nihai sonuca ulaşılır. Rapor hazırlandıktan sonra iç kontrol mekanizmasından geçirilir ve sorumlu değerleme uzmanının imzasıyla birlikte müşteriye teslim edilir.

Üç Temel Değerleme Yaklaşımı: Emsal, Gelir İndirgeme, Maliyet

Uluslararası değerleme uygulamasında üç temel yaklaşım bulunur. Değerleme uzmanı; taşınmazın türüne, veri elverişliliğine ve raporun amacına göre bu yaklaşımlardan birini öne çıkarır veya birkaçını birlikte kullanır.

Emsal karşılaştırma yaklaşımı, aynı bölgede yakın tarihlerde gerçekleşmiş benzer nitelikteki taşınmaz satışlarının referans alınmasına dayanır. Konut, büro ve standart ticari birimlerde en çok tercih edilen yaklaşımdır. Metrekare, bulunduğu kat, yaş, bakım durumu ve cephe gibi farklılıklar için düzeltme katsayıları uygulanır.

Gelir indirgeme yaklaşımı, kira veya işletme geliri yaratan taşınmazlar için uygundur. Otel, alışveriş merkezi, iş hanı, lojistik tesis ve akaryakıt istasyonu gibi gelir odaklı mülklerde öne çıkar. Yöntemde, taşınmazın beklenen net geliri uygun bir kapitalizasyon oranıyla bugünkü değere indirgenir.

Maliyet yaklaşımı, yeniden inşa maliyetinden amortisman düşülerek arsa değerinin eklenmesi esasına dayanır. Özel amaçlı yapılar, kamu tesisleri, yeni inşa edilmiş binalar ve emsal verisinin sınırlı olduğu bölgelerde sıklıkla kullanılır.

Raporda hangi yaklaşımın neden seçildiği, hangilerinin neden uygun bulunmadığı ve nihai değerin hangi mantıkla ortaya çıktığı açık biçimde yazılır. Bu şeffaflık, raporun denetlenebilirliğinin ve güvenilirliğinin temelidir.

Bir Taşınmazın Değerini Belirleyen Faktörler

Taşınmaz değerleri, tek bir unsura değil birbirini etkileyen çok sayıda faktöre bağlıdır. Bu faktörler dört ana başlık altında incelenebilir.

Konum ve çevresel faktörler: Merkeze yakınlık, ulaşım bağlantıları, toplu taşıma erişimi, ana yollara mesafe, okul-hastane-alışveriş gibi donatılar, bölgesel gelişim planları, manzara ve çevre yoğunluğu.

Fiziksel ve yapısal faktörler: Brüt ve net metrekare, oda sayısı, kat durumu, bina yaşı, yapı sınıfı ve kalitesi, cephe yönü, asansör ve otopark gibi ortak alan imkânları, ısıtma-soğutma sistemleri, depreme dayanıklılık ve genel bakım durumu.

Hukuki ve idari faktörler: İmar planı kapsamındaki kullanım kararı, emsal ve yükseklik şartları, tapu türü (kat mülkiyeti, kat irtifakı, arsa tapusu), yapı kullanma izni durumu, varsa yapı kayıt belgesi, üzerindeki takyidatlar ve sit-koruma statüleri.

Ekonomik faktörler: Bölgedeki arz-talep dengesi, kira getirisi, değer artış eğilimleri, faiz ve kur dinamikleri, planlanmış altyapı yatırımları ve sektörel gelişmeler.

Bu unsurların hepsi aynı anda ve belirli bir tarih itibarıyla değerlendirildiğinde, taşınmazın objektif piyasa değeri ortaya çıkar. Tek bir faktörün öne çıkarılıp diğerlerinin göz ardı edilmesi, raporun güvenilirliğini zedeler.

SPK, BDDK ve RICS Lisansları: Yetki Çerçevesi ve Güvence

Türkiye’de gayrimenkul değerleme faaliyeti, SPK tarafından yetkilendirilmiş şirketler ve bu şirketlerde görev yapan SPK Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Lisansı sahibi uzmanlar aracılığıyla yürütülür. SPK; mevzuata uyum, bağımsızlık ilkeleri, rapor içerik standartları ve arşivleme yükümlülükleri başta olmak üzere birçok alanda düzenleme yapar ve denetim gerçekleştirir.

Bankacılık sektöründe kullanılacak teminat amaçlı değerlemeler için ayrıca BDDK yetkilendirmesi gerekir. BDDK, bankalar için rapor hazırlayabilecek değerleme şirketlerini ayrı bir liste çerçevesinde yetkilendirir ve bu kuruluşları dönemsel olarak denetler.

RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors), uluslararası düzeyde kabul görmüş bir meslek kuruluşudur ve üyeleri için Red Book adıyla anılan kapsamlı değerleme standartlarını yayımlar. RICS sertifikası; küresel fon yatırımları, sınır ötesi finansman işlemleri ve uluslararası kurumsal raporlamada tercih edilen bir referans çerçevesidir.

Reel Gayrimenkul Değerleme, hem SPK ve BDDK lisanslı kuruluş statüsünde hem de RICS sertifikalı uzmanlarıyla faaliyet gösterir. Bu üçlü çerçeve, hazırlanan raporların yerel mevzuatla birlikte uluslararası uygulamayla da uyumlu olmasını sağlar.

Neden Reel Gayrimenkul Değerleme?

  • 23 yıllık sektör deneyimi
  • 200.000’i aşkın tamamlanmış değerleme raporu
  • SPK, BDDK lisanslı ve RICS sertifikalı uzman kadro
  • Türkiye’nin 81 ilinde yerinde inceleme

Değerleme Uzmanı, Bilirkişi ve Emlakçı Arasındaki Farklar

Taşınmaz değeri konusunda farklı meslek grupları farklı işlevler üstlenir. Bu ayrımı bilmek, doğru kaynaktan doğru hizmeti almak açısından önemlidir.

Gayrimenkul değerleme uzmanı, SPK Lisanslama Sınavı’nı başarıyla geçmiş, belirli bir süre mesleki tecrübe edinmiş ve lisans belgesi almış profesyoneldir. Bu kişilerin SPK lisanslı bir kuruluş bünyesinde hazırladığı raporlar, mevzuat gereği resmi belge niteliği taşır ve bankalar, mahkemeler, kamu kurumları nezdinde geçerlidir.

Bilirkişi, mahkeme tarafından uyuşmazlık konusunda teknik görüş bildirmek üzere görevlendirilen kişidir. Bilirkişilik kendine özgü bir görevdir; her bilirkişi gayrimenkul değerleme uzmanı olmadığı gibi, değerleme uzmanı olan her kişi de otomatik olarak bilirkişi sıfatı taşımaz.

Emlak müşaviri (emlakçı), ilgili mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteren ve alım-satım-kiralama aracılık hizmeti sunan meslek mensubudur. Yetki alanları aracılık hizmetiyle sınırlıdır; düzenledikleri “ekspertiz” veya “fiyat görüşü” belgeleri resmi değerleme raporu yerine geçmez.

Bankaya, tapuya, mahkemeye ya da kamu kurumuna sunulacak bir belge söz konusu olduğunda geçerli tek yol, SPK lisanslı bir kuruluş tarafından hazırlanmış değerleme raporudur.

Uluslararası Değerleme Standartları: IVS ve RICS Red Book

Değerleme raporlarının hem yerel hem uluslararası geçerliliğe sahip olması, uygulanan metodolojinin tanımlı standartlara dayanmasıyla mümkündür.

IVS (International Valuation Standards), Uluslararası Değerleme Standartları Kurulu (IVSC) tarafından hazırlanan ve dünya genelinde ortak bir değerleme dili oluşturmayı amaçlayan standart setidir. SPK tebliğleri, büyük ölçüde IVS ile uyumlu biçimde düzenlenmiştir.

RICS Red Book, RICS tarafından yayımlanan ve üyelerinin uyması gereken değerleme kurallarını, bağımsızlık ilkelerini, rapor içerik şartlarını ve etik çerçeveyi düzenleyen dokümandır. Red Book, uluslararası yatırımcıların ve küresel finans kuruluşlarının Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin değerleme raporu talep ettikleri durumlarda öne çıkar.

Reel Gayrimenkul Değerleme bünyesinde hazırlanan raporlar, SPK tebliğleri çerçevesinde IVS ve RICS Red Book ilkeleriyle uyumlu biçimde düzenlenir. Bu yaklaşım; yerel bir bankaya sunulacak teminat değerlemesinden uluslararası bir portföy raporuna kadar farklı ihtiyaçlara aynı disiplinle cevap verilmesini sağlar.

Rapor Geçerlilik Süresi ve Yenileme Koşulları

Gayrimenkul değerleme raporları, belirli bir tarihe ait piyasa koşullarını yansıtır; dolayısıyla zamanla güncelliklerini yitirebilir. Bankalar, kredi süreçlerinde genellikle son 3 ay içinde hazırlanmış raporları esas alır. Türk Vatandaşlığı başvurularında da raporun güncel olması aranır.

Piyasada belirgin değişiklikler yaşandığında — ekonomik dalgalanmalar, mevzuat değişiklikleri, bölgesel büyük proje duyuruları, inşaat aşamasındaki yapılarda ilerleme — raporun yenilenmesi gerekebilir. Aynı şekilde taşınmazın hukuki durumunda değişiklik olduğunda (imar değişikliği, takyidat eklenmesi veya kalkması, bölünme-birleştirme işlemleri) güncelleme yapılması önerilir.

Rapor yenileme süreci, ilk rapora göre daha kısa sürer; çünkü taşınmazla ilgili hukuki ve fiziksel veriler arşivde mevcuttur. Güncelleme, değişen unsurlar ve yeni piyasa verileri üzerinden yürütülür.

Ücretlendirme: SPK Asgari Tarifesi Nasıl İşler?

Değerleme ücretleri, SPK’nın her yıl yayımladığı Değerleme Hizmetleri Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde belirlenir. Bu tarife; rapor türüne (konut, ticari, arsa, makine-teçhizat, portföy değerlemesi gibi) ve metrekare ile değer aralıklarına göre alt sınırları tanımlar. Tarifenin altında ücret uygulanması mevzuat gereği mümkün değildir.

Ücreti etkileyen başlıca faktörler şunlardır: taşınmazın türü ve büyüklüğü, bulunduğu il ve ilçe, raporun hazırlanma amacı (teminat, satış-yatırım, vatandaşlık, mahkeme, portföy vb.), saha çalışmasının kapsamı ve şehir dışı taşınmazlar için yol-konaklama giderleri.

Kurumsal müşteriler için çerçeve sözleşmeler yapılabilir; bu sözleşmeler kapsamında toplu rapor hazırlama süreçleri önceden tanımlanmış koşullarla yürütülür. Bireysel talepler için ücret, başvuru sırasında yazılı olarak bildirilir ve süreç başlamadan önce müşterinin onayı alınır.

Raporu talep eden tarafın ödeme yaptığı genel kural geçerlidir. Banka kredilerinde çoğunlukla kredi kullanıcısı bu ücreti üstlenir; vatandaşlık başvurularında ücret yabancı yatırımcı tarafından ödenir; miras ve SGK süreçlerinde ise ilgili taraflar arasında anlaşmayla belirlenir.

Türk Vatandaşlığı Başvurusunda Taşınmaz Değerleme Zorunluluğu

Türkiye’de yabancı uyruklu kişilerin taşınmaz yatırımı yoluyla vatandaşlık başvurusunda bulunabilmesi için, mevzuatla belirlenen eşik tutar üzerinde (mevcut düzenlemede 400.000 ABD doları) taşınmaz edinmesi ve bu taşınmazı üç yıl süreyle devretmeyeceğine dair taahhüt vermesi gerekir. Bu eşik tutarın gerçek piyasa değerine karşılık gelip gelmediği, SPK lisanslı bir kuruluş tarafından hazırlanan değerleme raporuyla belgelenir.

Süreç özetle şu şekilde işler: alıcı ve satıcı tapu devrinden önce değerleme talebinde bulunur; değerleme uzmanı taşınmazı inceler, rapor hazırlanır ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün kabul ettiği formatta sunulur. Rapor piyasa değerinin eşik tutarı karşıladığını gösterdiğinde tapu devri ve ardından vatandaşlık başvurusu aşamalarına geçilebilir.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar: satış bedelinin banka transferi yoluyla belgelenmesi, raporun başvuru tarihine yakın bir zamanda hazırlanması ve taşınmazın yabancılara satışı kısıtlı bölgelerden biri olup olmadığının önceden kontrol edilmesidir.

Reel Gayrimenkul Değerleme, vatandaşlık başvurusuna yönelik değerleme süreçlerinde hem Türkçe hem İngilizce rapor hazırlama altyapısına sahiptir; bu durum uluslararası yatırımcıların kendi ülkelerinde yapacakları beyan ve bildirim süreçlerinde de kolaylık sağlar.

Bankacılık, Vergi, Miras ve SGK Süreçlerinde Rapor Kullanımı

Değerleme raporunun en sık başvurulan kullanım alanlarından biri bankacılık sektörüdür. Konut ve ticari kredilerde, proje finansmanlarında, yapılandırma ve teminat güncelleme süreçlerinde bankalar, kredi verecekleri tutarın taşınmaz değeriyle uyumlu olup olmadığını rapor üzerinden değerlendirir.

Vergi alanında değerleme; kurumlar vergisi beyanları, değer artış kazancı hesabı, taşınmaz devirlerinde emsal bedel tespiti ve şirket sermaye artırımlarına konu olan gayrimenkul ayni sermaye katkıları gibi işlemlerde kullanılır.

Miras paylaşımlarında taraflar arasındaki uzlaşmayı kolaylaştıran en güçlü araç, bağımsız bir kuruluş tarafından hazırlanan rapordur. Rapor, mahkemeye intikal eden uyuşmazlıklarda da delil niteliği taşır. SGK borç yapılandırma süreçlerinde özellikle ipotek tesisi veya teminat gösterimi için güncel piyasa değerinin belgelenmesi aranır.

Sigorta teminatı oluşturulurken yangın, deprem ve diğer risk poliçelerinde doğru sigorta bedelinin belirlenmesi açısından değerleme raporu temel referans niteliği taşır. Eksik belirlenmiş bir sigorta bedeli hasar anında yetersiz tazminata yol açar; aşırı yüksek bedel ise gereksiz prim maliyeti doğurur.

Kurumsal Portföy ve Yatırım Fonları İçin Değerleme

Gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO’lar), gayrimenkul yatırım fonları (GYF’ler) ve kurumsal portföy yöneticileri için dönemsel değerleme, SPK mevzuatı kapsamında yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Bu raporlar hem yatırımcıya sunulan periyodik bildirimlerin temelini oluşturur hem de fonun net aktif değerinin hesaplanmasında belirleyici rol üstlenir.

Portföy değerlemesi, tek taşınmaz değerlemesinden farklı olarak birden çok varlığın koordineli biçimde raporlanmasını ve tutarlı metodolojinin tüm varlıklara uygulanmasını gerektirir. Özellikle karma portföylerde (konut, ticari, lojistik, arazi bir arada) her varlık grubu için doğru yaklaşımın seçilmesi kritik önem taşır.

Birleşme ve devralma (M&A) işlemlerinde, şirket değerlemesi kapsamında taşınmaz varlıkların bağımsız bir raporla değerlenmesi yaygın bir uygulamadır. Aynı durum, özelleştirme süreçlerinde ve kamu-özel sektör ortaklıklarında da geçerlidir.

Reel Gayrimenkul Değerleme; kurumsal müşterilere çerçeve sözleşme modeli, çok bölgeli koordineli saha çalışması ve hem SPK formatında hem de uluslararası yatırımcıya uygun raporlama altyapısı sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

Gayrimenkul değerleme raporu nedir?

Gayrimenkul değerleme raporu; bir taşınmazın bağımsız ve tarafsız uzmanlar tarafından belirlenen piyasa değerini gösteren resmi belgedir. SPK mevzuatı kapsamında hazırlanır ve sorumlu değerleme uzmanı tarafından imzalanır.

Gayrimenkul değerleme raporu ne zaman gerekir?

Banka kredisi, tapu devri, kira tespiti, miras paylaşımı, vatandaşlık başvurusu ve kentsel dönüşüm gibi durumlarda resmi değerleme raporu zorunlu veya gerekli hale gelir.

Değerleme raporu ne kadar sürede hazırlanır?

Taşınmazın niteliğine ve konumuna göre değişmekle birlikte standart konut değerleme raporları genellikle 2-5 iş günü içinde teslim edilir. Ticari gayrimenkul, arsa ve portföy değerlemelerinde bu süre kapsamına göre uzayabilir.

SPK lisanslı değerleme şirketi ne anlama gelir?

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş ve denetlenen değerleme kuruluşu anlamına gelir. SPK lisanslı şirketlerin hazırladığı raporlar bankalar, mahkemeler ve resmi kurumlar tarafından kabul edilir.

Değerleme ücreti nasıl belirlenir?

Değerleme ücreti; taşınmazın türü, büyüklüğü ve konumuna göre SPK’nın her yıl yayımladığı asgari ücret tarifesi çerçevesinde hesaplanır. Tarifenin altında ücretlendirme yapılamaz.

Değerleme raporu ne kadar süreyle geçerlidir?

Raporlar, piyasa koşullarının güncelliğine bağlı olarak genellikle 3 ay içinde kullanılacak şekilde hazırlanır. Bankalar, kurumsal müşteriler ve kamu kurumları daha eski raporların yenilenmesini isteyebilir.

Değerleme raporuna itiraz edilebilir mi?

Raporu alan taraf, sonuçlarda hata veya eksik bilgi olduğunu düşünüyorsa aynı kurumdan veya farklı bir SPK lisanslı değerleme şirketinden yeniden inceleme talep edebilir. İtiraz durumunda rapor ikinci bir uzman tarafından gözden geçirilir ve gerektiğinde güncellenir.

Rayiç bedel ile değerleme değeri aynı mıdır?

Hayır. Rayiç bedel belediyelerin vergi hesaplamasında kullandığı değerdir ve genellikle güncel piyasa koşullarının altında kalır. Değerleme raporundaki piyasa değeri ise taşınmazın belirli bir tarihteki gerçek piyasa koşullarını yansıtır.

Yabancı uyruklu kişiler için değerleme zorunlu mu?

Evet. Yabancı uyruklu alıcıların taraf olduğu taşınmaz devirlerinde ve vatandaşlık başvurularında SPK lisanslı bir kuruluş tarafından hazırlanmış değerleme raporu ibraz edilmesi gerekir.

Diğer Hizmetlerimiz

  • Teminat Değerleme (Bankalar) Departmanı
  • Kentsel Dönüşüm – Proje Değerleme
  • Fizibilite Çalışmaları
  • Kira Bedeli Tespiti
  • Makine (Menkul) Değerleme

Değerleme Talep Formu

Değerlendirme formunu doldurun mülkünüzün değerlemesini en iyi şekilde yapalım.